İngilizce Düşünme Tekniği: Çeviri Yapmayı Neden Bırakmalısınız?
İngilizce konuşurken hiç şu durumu yaşadınız mı? Karşınızdaki kişi bir soru sorar, siz cevabı önce içinizden Türkçe kurarsınız, sonra kelime kelime İngilizceye çevirirsiniz, gramer kontrolü yaparsınız ve en sonunda – genellikle saniyeler sonra – cevap verirsiniz. Bu süreç sadece yorucu değil, aynı zamanda akıcı iletişimin en büyük engelidir.
Neden Çeviri Yapmak İşe Yaramaz?
Türkçe ve İngilizce, yapısal olarak birbirine çok uzak dillerdir. Türkçe "Sondan Eklemeli" (Agglutinative) bir dildir ve cümle yapısı genellikle Özne - Nesne - Yüklem (SOV) şeklindedir. İngilizce ise Özne - Yüklem - Nesne (SVO) yapısındadır.
İngilizce: I (S) am going (V) to school (O).
Eğer Türkçe düşünerek İngilizce konuşmaya çalışırsanız, beyniniz sürekli olarak kelimelerin yerini değiştirmek için ekstra enerji harcar. "Gidiyorum" dediğinizde fiil sonlardadır, ama İngilizceye çevirirken onu başa (özneden sonraya) almanız gerekir. Bu "zihinsel jimnastik", konuşma sırasında duraksamalara (eee, ııı...) ve strese yol açar.
"İngilizce Düşünmek" Ne Demek?
İngilizce düşünmek, aradaki Türkçe katmanını kaldırmak demektir. Bir "elma" gördüğünüzde aklınıza önce "bu bir elma" gelip sonra "apple" demek yerine, doğrudan o nesneyi gördüğünüzde kavramsal olarak "apple" kelimesinin çağrışım yapmasıdır. Bu, anadilinizi öğrendiğiniz yoldur.
Adım Adım İngilizce Düşünmeye Nasıl Başlanır?
1. Nesneleri Etiketleyin
Çevrenizdeki nesneleri İngilizce isimlendirmeye başlayın. Odanıza bakın ve gördüğünüz her şeyi İngilizce söyleyin: "Table, chair, computer, window..." Bunu yaparken Türkçe karşılıklarını düşünmeyin, sadece nesneye ve İngilizce ismine odaklanın.
2. Basit Cümleler Kurun
Tek kelimelerden basit (SVO) cümlelere geçin. Yürürken, yemek yaparken veya çalışırken ne yaptığınızı basitçe anlatın:
- "I am walking." (Yürüyorum.)
- "I am drinking coffee." (Kahve içiyorum.)
- "It is hot today." (Bugün hava sıcak.)
Bu basit anlatımlar, beyninizi İngilizce söz dizimine alıştırır.
3. Kelime Değil, "Chunk" (Kalıp) Öğrenin
İngilizcede kelimeler genellikle gruplar halinde gezer. Bunlara "Lexical Chunks" denir. Örneğin "karar vermek" için "make a decision" kalıbını bir bütün olarak öğrenin. "Decision" kelimesini tek başına ezberleyip yanına "do" mu "make" mi geleceğini düşünmek yerine, kalıbı bütün olarak hafızanıza atın.
4. Kendi Kendine Konuşun
Bu biraz garip gelebilir ama en etkili yöntemlerden biridir. Aynanın karşısına geçin veya yalnızken gününüzü kendinize İngilizce anlatın. Kimse sizi yargılamadan, hata yapma korkusu olmadan pratik yapmanın en iyi yoludur.
Sonuç: Sabır ve Süreklilik
Beyniniz yıllardır Türkçe düşünmeye programlanmış durumda. Bu alışkanlığı değiştirmek bir gecede olmaz. Ancak her gün 5-10 dakika bile olsa "çeviri yapmama" egzersizi yaparsanız, bir süre sonra İngilizce kelimelerin zihninizde otomatik olarak belirdiğini fark edeceksiniz. İşte o an, akıcılığın başladığı andır.
← Blog Listesine Dön