Mükemmel Bir İngiliz Aksanına İhtiyacınız Yok!
"Benim aksanım kötü", "İngilizceyi Türk gibi konuşuyorum" şeklindeki endişeler, birçok kişinin yurt dışında konuşma cesaretini kırmaktadır. Öncelikle şu gerçeği kabul etmeliyiz: Ana diliniz olmayan bir dili sonradan öğreniyorsanız, doğal olarak bir aksanınız olacaktır. Ve bu kötü bir şey değildir!
Aksan (Accent) ve Telaffuz (Pronunciation) Arasındaki Fark
İnsanların en çok karıştırdığı nokta burasıdır. Aksanınızın olması sizi anlaşılmaz yapmaz, telaffuz hataları yapar.
Aksan: Bir dili hangi coğrafyanın melodisi ve ses vurgularıyla konuştuğunuzdur. Dünyada Hindistan aksanı, Fransız aksanı, Türk aksanı vardır. Hatta İngiltere'nin içinde bile onlarca farklı aksan (Cockney, Geordie, Posh vb.) bulunur.
Telaffuz: Kelimelerdeki harflerin ve seslerin doğru çıkarılmasıdır. Örneğin, "Island" kelimesini (Aylınd okunur), "İzland" diye okumak bir aksan farklılığı değil, telaffuz hatasıdır.
Telaffuzu (Pronunciation) Düzeltmenin Yolları
1. Stres (Vurgu) Kurallarına Dikkat Edin
Türkçe nispeten düz okunan bir dildir (monoton). İngilizce ise müzikal bir dildir. Hangi hecenin vurgulanacağı anlamı değiştirir. Örneğin PRE-sent derseniz isim (hediye), pre-SENT derseniz fiil (sunmak) olur. Vurgu yerlerini öğrenin.
2. Uzun ve Kısa Ünlüler
Türkçedeki "i" ile İngilizcedeki kısa "i" ve uzun "ee" farklıdır. "Ship" (gemi - kısa) ile "Sheep" (koyun - uzun) arasındaki farkı veremezseniz büyük iletişim kazaları yaşayabilirsiniz.
3. Ses Kaydı Alın
Kendi sesinizi kaydetmek rahatsız edici gelse de, telaffuzunuzu düzeltmenin en objektif yolu budur. Bir parçayı okuyun, kaydedin, sonra ana dili İngilizce olan birinin aynı okumasıyla karşılaştırın.
Sonuç
Aksanınız sizin kimliğinizin bir parçasıdır ve hikayenizi anlatır (nereden geldiğinizi). Önemli olan karşınızdaki kişiye telaffuz faciaları yüzünden zorluk yaşatmamaktır. Temiz, yavaş ve tane tane konuşulan "Aksanlı" bir İngilizce, dünyanın her yerinde saygı görür.
← Blog Listesine Dön