Günde Sadece 15 Dakika ile İngilizce Öğrenilebilir mi?

Kategori: Motivasyon ve Planlama | Okuma Süresi: 4 Dakika

"İngilizce öğrenmek istiyorum ama hiç vaktim yok." Bu cümle, muhtemelen dünyada en çok söylenen yalanlardan biridir. Genellikle bir dili öğrenmek için her gün saatlerce masa başında oturmamız, kalın gramer kitaplarını hatmetmemiz gerektiğine inanırız. Oysa modern pedagoji ve sinirbilim aksini söylüyor.

Süreklilik > Yoğunluk (Consistency over Intensity)

Spor salonuna gittiğinizi düşünün. Ayda bir kez gidip 5 saat aralıksız ağırlık kaldırırsanız ne olur? Muhtemelen sakatlanırsınız ve sonraki bir ay boyunca spor yapamazsınız. Kaslarınız gelişmez. Ancak her gün sadece 20 dakika egzersiz yaparsanız, 6 ay sonra inanılmaz bir değişim görürsünüz.

Beyin kaslarınız da aynı şekilde çalışır. Haftada bir gün 4 saat İngilizce çalışıp sonraki 6 gün hiç bakmamak, neredeyse etkisizdir. Çünkü beyin, kullanılmayan bilgiyi silmeye programlıdır. Ancak günde 15 dakika, beyninize sürekli olarak "Bu bilgi önemli, bunu sakla" sinyali gönderir.

"Dil öğrenimi bir sprint (kısa mesafe koşusu) değil, bir maratondur. Önemli olan ne kadar hızlı koştuğunuz değil, ne kadar süre koşmaya devam ettiğinizdir."

Mikro-Öğrenme (Micro-learning) Nedir?

Mikro-öğrenme, bilgiyi küçük, sindirilebilir parçalar halinde alma yöntemidir. Vocappy gibi modern uygulamalar bu prensibe göre tasarlanmıştır. 15 dakikalık bir seansta şunları yapabilirsiniz:

Bu küçük kazanımlar, bir yılın sonunda devasa bir bilgi birikimine dönüşür. Günde 5 kelime, yılda 1825 kelime yapar. Bu rakam, günlük konuşmaların %80-90'ını anlamak için yeterlidir!

Zaman Yaratma Taktikleri

Gününüz ne kadar yoğun olursa olsun, o "ölü zamanları" değerlendirebilirsiniz:

Sonuç

Kendinize devasa hedefler koyup gözünüzü korkutmayın. "Bugün İngilizceyi bitireceğim" demeyin. "Bugün 15 dakika ayıracağım ve 5 yeni kelime öğreneceğim" deyin. Bu küçük adımlar, sizi akıcı İngilizceye götürecek en sağlam yoldur.

← Blog Listesine Dön